18 Eylül 2014 Perşembe

Pembe Çiçek



Ağlıyordum...
Dertlerin birikip,yine bardağın taştığı anlardan biriydi
Tek başıma loş sokakta yürürken bir çiçeğe gözüm ilişti
Koparıp aldım elime,üzüntüme eşlik etsin diye
Ona derdimi anlattım ,belki beni avutur ümidiyle
Çok açık pembeydi rengi,sevimliydi,imrenilesiydi
Ben anlattıkça o hep sustu,en yakın dostum misali
Yaka süsü gibi iliştirdim onu göğsüme,
Ona değer verdiğimi anlasın diye
Bütün gün durdu orada sessizce
Şimdi en sevdiğim kitabın arasında muhafaza ediyorum
Bana bir süreliğine de olsa mutluluk vermesinin ödülü olarak 
Yıllarca gözümde değerli kalsın diye

Minik 



17 Eylül 2014 Çarşamba

Kakaolu Keşkül Yaptımmm :)


Herkese merhaba,

Pazar akşamı canım tatlı bir şeyler çekti.Buzdolabında da önceden aldığım 
Carte D'or keşkül vardı iki paket.
Genelde hafta sonları tek poşetle akşam yemeklerinin tatlı ihtiyacını 
gidermeye çalışıyorum,ama bu sefer canım kakaolu değişik 
bişiler çektiği için iki poşeti de kullandım.
Önce birinci poşeti sütle pişirip borcama döktüm.O soğurken bir yandan da 
diğer poşeti pişirdim,ama bu sefer göz kararı kakao ilave ettim.
Borcamdaki soğumuş keşkülün üzerini bir sıra petibör bisküvi ile kapladım.
Üzerine kakaolu keşkülü döktüm.En üste dövülmüş fındık ve 
bu sefer de ufalanmış petibör bisküvi tozunu 
serptim.Buzdolabında biraz soğuyunca derin dondurucu 
bölümüne alıp bir süre daha beklettim.
E sonrası malüm,afiyet oldu :)  Tadı da nefis oldu,dondurma yiyormuş
gibi hissettirdi :)





Sevgilerimle



16 Eylül 2014 Salı

Daha İyi Bir Dünyaya Giden Tren...



Merhaba,

Fotoğraf ilgimi çekti.Küçük çocuğun düşüncesinde haklılık payı çok di mi ?
Ben küçükken; ilk veya ortaokuldayken de değişik versiyonunu söylerdim :
"bu hayatın ikinci kanalı yok mu ?" :)
o yıllarda espiri tarzında söylerken,kim derdi ki zaman geçtikçe bu söylediğimin gerçek olmasını isteyeceğimi...

Veeee hemen akla eski bir şarkı gelir :





Çok mutlu geçsin hayatınız,en içten sevgilerimle

Minik

10 Eylül 2014 Çarşamba

ALPHAVILLE - BIG IN JAPAN (Hızlı Yürüme Müziği) :)

Merhaba,

Efenim,önceki aylardan birinde sevgili deeptone'nin blogunda gülay cansever ile eski yabancı parçalardan bahsediyorduk.Deeptone de "big in japan" da güzeldir diye yazmıştı.Ben de hatırlamadığımı yazınca o da bana bu şarkının o yıllarda çok meşhur olduğunu yazdı.Bir de üzerine benim şirin hatunum havva hanım da 
"Alphaville" diye yazınca aşina geldi ama o anda da müsait değildim 
bakamadım netten.Ama içim içimi yedi meraktan.
Akşam eve gittiğimde bir baktım kiiii,bu şarkı benim o yıllarda her gün dinlediğim,müptela olduğum şarkı :) 
Benim devreler gün içinde birçok insanla uğraşmamdan ötürü bazen yüksek voltajdan 
zarar görüyor,temas etmiyor da,kesin o zamanıma denk geldi :) 
Artık akşam yürüyüşlerimin en sadık dostu oldu bu şarkı,tempomu arttırıyor :)

Haydi biraz nostalji yapalım,olur mu ?



9 Eylül 2014 Salı

Yine Bir Akşam Üzeri


Yine bir akşam üzeri,güneşin yavaş yavaş gözlerden kaybolma zamanı
Elimde teneke kutuda vişne suyu,aldığım her yudumda içimden şükrediyorum...
Tarifsiz bir huzur,"keşke hiç bitmesin" dediğim anlardan biri.
Ansızın gözüm karşıdaki kotraya takılıyor.Onun içinde olmak,derin bir uykuya dalmak istiyorum.
Beşikteymişim gibi,deniz beni sallasın istiyorum.
Kumla'da güzel bir akşam üzeri ve ben bu akşamların tekrarlarını istiyorum.

Sevgilerimle

Minik

6 Eylül 2014 Cumartesi

Bir İyilik Yap Kendine...




Merhaba,

Bir süredir bu yöntemi uygulamaya çalışıyorum



sizler de bunu uygulamaya çalışın.O zaman birçok şeyin farkına varıp o çok önemsediğiniz şeylerin aslında çok da önemli olmadığını anlayacaksınız.Hayat daha sade gelecek ve siz şu üç günlük dünyada aslında en önemli şeyin kendiniz olduğunu düşünerek yaşamaya başlayacaksınız.

Haydi,bir iyilik yapın kendinize.Hepinize mutlu pazarlar diliyorum.
Herşey gönlünüzce olsun.

Sevgilerimle

Minik

5 Eylül 2014 Cuma

Ben Seni Yasaklarda Sevdim...

Dün akşam üzeri,bir kız arkadaşımla sahilde 10 km yürüdük.Bir ara arkadaşım cep telefonundan bu şarkıyı dinletti bana.Kötü oldum.Ağlaya ağlaya hızlı hızlı yürümeye başladım.
Geçmiş gözlerimde misafir oldu.Biraz oturup gitti.
Bir süre etkisi devam etti ve sanki bana "benden kurtulamayacaksın" dedi.
Haklıydı :'(

Sevgilerimle


Minik




4 Eylül 2014 Perşembe

Okuyorum - Aşkın Büyüsü-JILL SHALVIS





Merhaba,

Son zamanlarda akşamları ya tempolu yürüyüş yapıyorum,ya da kitap okuyorum.
İyi geliyor bana ter atmak,kitap okuyarak da ruhumun rotasını değiştirmek.
Yeni başladığım kitap "Aşkın Büyüsü" Tatildeyken aldığım kitaplardan birisi.
Daha yeni başladım,keyifli gidiyor.Aşkın kitaplarda yazılanı hoşuma gidiyor,
ama günümüzde yaşanılanları değil...Çok kısa kitap tanıtımına gelince:

"Jill Shalvis kesinlikle farklı bir üsluba sahip. Daha iyisi zor bulunur."
Suzanne Forster

Yüreğinle attığın her adım seni aşka götürür.

Pace Martin, Pasifik Ateşi Beyzbol Takımı'nın en önemli oyuncusu, Holly Hutchins ise takım oyuncularının hikâyelerini yazmakla görevli spor muhabiridir.
Holly, ilginç hikâyesi olan tipleri nerede görse tanıyacak durumdadır. Onun işi budur ne de olsa. Sıra dışı hikâyeleri bulmak ve sonra da tüm insanlar öğrenebilsin diye yazmak. Tanıştığı ilk andan itibaren Pace'in de ilginç bir hikâyesi olduğunu hissetmiştir. Bu his onu ünlü oyuncunun peşinden sürüklemektedir ancak Pace iki şeyden nefret eder: kaybedilmiş maçlar ve gazeteciler.

Jill Shalvis'in karakterleri, rüyalarınızı süsleyebilecek türden.


Attığınız adımların sizleri gerçek aşka ve sonrasında oluşabilecek derin sevgilere bırakması dileğimle

Sevgiler

Minik







2 Eylül 2014 Salı

O bakışı yirimmmm

Unexpectedly ...  :D

Bir anlık tebessüm,bir anlık farkındalık...
Doğaya kucak açtığında içindeki güzellikleri görüyor insan
                                ve o güzelliklerle mutlu olabilmeye çabalıyor...

Mutlu günler diliyorum sizlere :)

Sevgiler

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Bitmeyen Fıkra :))

 


Hiç bitmeyen fıkra olur mu ? demeyin.Bakın nasıl oluyormuş...
Patron Sekretere:Bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız. Ona göre hazırlan.
Sekreter kocasını arar :Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın.
Kocası sevgilisini arar :Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim.
Sevgili Özel ders verdiği minik çocuğu arar :Bu hafta sana ders veremicem. Gelmene gerek yok.
Minik çocuk Dedesini arar :Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok.Bu haftayı beraber geçirelim.
Dede (1.bölümdeki patron olur) sekreterini arar:Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.
Sekreter kocasını arar :Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.
Koca sevgilisini arar :Bu hafta beraber olamıcaz. Karımın gezisi iptal oldu.
Sevgilisi ders verdiği minik çocuğu arar:Bu hafta sana ders verebileceğim. İşlerim iptal oldu.
Minik çocuk Dedesini arar :Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamıcaz. Çok üzgünüm.
Dede sekreterini arar :Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap...:)


Biraz gülelim istedim.Mutlu bir pazar gününüz,çok güzel bir haftanız ve şans daima yanınızda olsun.

Sevgilerimle

Minik

29 Ağustos 2014 Cuma

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun



Umarım Atammm,umarım dediğin gibi olur :(
Nur içinde yat...

Kırık Kalpler Tamircisi (Melissa Senate)



Merhaba,
Tatilde "Kocan Kadar Konuş" adlı kitabı okuduktan sonra,hızımı alamadım "Kırık Kalpler Tamircisi" ni de okudum :) Çok keyifli,akıcı ve en önemlisi de aile bağları hususunda güzel mesajlar veriyor.
Fazla kitap okuyamıyorum ama okuyunca da okuduğuma değecek kitaplar seçmeye çalışıyorum.Emekliliğim için evi sevdiğim kitaplarla dekore etmek istiyorum :)
Bu kitap da onlardan biriydi :) Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar.

                      Kırık Kalpler Tamircisi, size kaybettiklerinizi geri kazandırmak için var...

Beklenmedik bir anda çok sevdiğiniz ve değer verdiğiniz kişinin fısıldadığı bir sır, hayatınızın akışını değiştirip altüst edebilir. Ancak öyle sırlar vardır ki, sizi uzun süren uykunuzdan uyandırır ve gerçeğin içine çekip kurtarabilir. İşte bu kitabın kahramanları, gizli kalmış olayların yaşamlarını mahvetmesine izin vermeyenler...

Rebecca, Joy ve umuda sığınmak isteyen kalbi kırık insanlar, çıktıkları birbirinden ilginç yolculuklarda, kimsenin bilmediği hayal kırıklıklarını birbirleriyle paylaşarak sevgi, sadakat ve özgürlüğe açılan bir dünyanın var olduğunu gösteriyor. Geçmişin gölgesinde kalmak yerine, umudun peşinden giden bu yolculuğa katılmamak imkânsız!

Bazı Mutluluklar Yolculuklarla Başlar...

"İnsanı sıcaklığıyla sımsıkı saran, zekice yazılmış, eğlenceli ve hayat dolu bir roman…" Publishers Weekly

"Kırık Kalpler Tamircisi, doğru noktalara değinen sımsıcak bir roman. Senate etkileyici kalemiyle okuyucuyu kendine hayran bırakmaya devam ediyor." Booklist

"Kırık Kalpler Tamircisi, uzun zamandır hayalini kurduğunuz yolculuğa çıkmanızı ve hiç farkında olmadan ceplerinizde hayat kurtaran derslerle dönmenizi sağlayacak keyifli bir kitap." Caprice Crane


28 Ağustos 2014 Perşembe

Çalıkuşu (Aydan Şener - Kenan Kalav versiyonu)

Herkese Merhaba,
Çalıkuşu dizisini birçoğunuz bilir.Feride ile Kamuran'ın büyük aşkı...
Küçükken pazar akşamları yayınlanmıştı.Taaa o günlerden beri hayranım Aydan Şener'e.
Üç yıl evvel,bütün bölümleri bir günde peş peşe izlemiştim.
Şimdi de canım çekiyor tekrar izlemeyi.Uygun zamanda izlenmek üzere kaydettim.
Sonra aranızda benim gibiler varsa,belki faydam olur diye düşündüm :)
Buyurun efendim,keyifli izlemeler.

Sevgiyi yüreğinizde hep yaşatın,sonuç her ne olursa olsun. 

Sevgilerimle

Minik




27 Ağustos 2014 Çarşamba

Ben'den

Bir gülüşün kaldı aklımda,
Bir de telefondaki ağlamaklı sesin
Yıllar geçti üzerimizden,
Ben eskidim,sen eskimedin
Nereden geldiğin,kim olduğun önemli değildi
Aslolan yüreğime değebilme kabiliyetindi
Seni bunca zamana kadar unutamamış olmam da
Benim kabiliyetimdi


Minik







26 Ağustos 2014 Salı

İstanbul !!!!!

Osho..


Sevmiyorum seni İstanbul !
Şimdi söyleyeceklerim için kızma bana.Senin de kabahatin yok aslında.Seni bu hale getirenler var elbet,sen de istemezdin böyle olmasını.

Sohbet ettiğim yaşlı insanların ağzında "nerede o eski İstanbul" cümlesi var.Bunu söylerken yüz ifadeleri çok kötü oluyor,bilesin.Eskiden herkes ve herşey çok güzelmiş.İnsanlar huzurlu ve güvenliymiş.İstanbul'da yaşıyor olmanın ayrı bir asaleti varmış o zamanlar.

Eskiden yeşile,doğaya,çevreye,insana saygı varmış ve bu yüzdendir ki bazı kişiler için "eski İstanbul beyefendisi ve hanım efendisi" tabiri kullanılıyor.
Belli bir vakitten sonra çok kalabalıklaştığın için,her türden insanı buyur ettiğin için eski insanlar tabir-i caizse "mum ışığıyla" aranıyor.

İş hayatı senin sınırın dahilinde olan insanlar var,ama mutlu değiller bu boş kalabalığın içinde.Sadece zor da olsa ayakta kalma ve geleceğe dair birikim yapma çabası içindeler.
Belli bir zamanları var,o zaman gelince seni bırakıp gidecekler.Sessiz sakin denize yakın bir kasabada yaşama hayalinde birçoğu.

Ben de öyleyim İstanbul...
Sana kırgınım,küskünüm.Uzaktan gören herkes seni güzel görüyor,ama "dışı seni yakar,içi beni... " diye bir söz vardır ya aynen öylesin.Senden uzaklaşınca anlıyorum yaşadığımı,insan olduğumu.Umutlarım,hayallerim olduğunu.

Havan,suyun,barındırdığın insanların bazıları yüzünden böyleyim ben.
Bir gün var beklediğim,o gün gelince terkedeceğim seni.Ben senden umudu kestim çünkü.Değişmeyeceksin,hergün kötüye gidiyorsun manevi olarak.
Gidip başka bir yerde yaşayacağım,az insanın bol huzurun olduğu bir yerde.Arada bir uğrarım tabi,eski dostsun nasıl olsa,vefakarımdır bilirsin.

Beklediğim o gün gelene kadar kendi halimde,o koskoca kalabalığının içinde kendi içimde yalnız yaşamam için bana imkan ver !

Şimdilik bye,görüşürüz yine...



Sevgilerimle

Minik

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Estetik Ameliyatsız Güzel Burun ve Yüz Hatları İçin


Yeni haftanın ilk gününden hepinize merhaba

Makyajla çok fazla ilgim olmasa da her bayan gibi birazcık var yani :)

Ama makyajda en önemli şey bence düzgün yüz hatları oluşturabilmek,kusurları kapatabilmek.

Aşağıdaki videoda bu mesele ile ilgili bilgiler var.Benim gibi düşünenler için faydalı olur umarım.

Bi bakalım neler yapmış Londra'daki Türk Kızı :)

İyi seyirler :)


24 Ağustos 2014 Pazar

Deniz Yıldızlarım :)



Herkese mutlu pazarlar,

Deniz yıldızını ve deniz yıldızı temalı şeyleri çok severim :)
Yıllardır tatil için gittiğim yerlerde deniz kenarında taş,midye,deniz minareleri toplarken gözlerim hep deniz yıldızı arardı.Kısmetim bu sene,hem de Kumla'daymış :)
Tatilin son günü deniz kenarında dolaşıp,denizle vedalaşırken deniz bana uğurlama hediyesi verdi.
Ben denizi bu kadar çok severken,o da benim sevgime kayıtsız kalamadı galiba.
Hüzünlü hüzünlü dolanırken yan yana iki deniz yıldızını görünce zedelemeden aldım onları.
Çok sevinmiştim,çocuklar gibi :) küçük bir krem kutusuna koyup,yanımdan hiç ayırmadan İstanbul'a
getirdim onları ve fotolayıp huzurlarınıza çıkardım efenim :)

Hayatınıza öyle fırsatlar çıksın ki,bu yıldızların karşıma çıkışından mutlu olduğum gibi sizler de mutlu olun inşallahhhh

Yeni haftanız güzelliklerle dolu dolu geçsin

Sevgilerimle

Minik

23 Ağustos 2014 Cumartesi

İddaaa Meselesi...



Merhaba,

Geçen yıl bu zamanlar iddaa oynamaya başladım,bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine :)
Arkadaşım acemi şansıyla kazandığı kuponları gösterince "ben niye çalışıyorum kiii " dedim içimden,bir anlık bile olsa hayali bile güzeldi.Ben de oynamaya başladım,ama sadece kafa dağıtmak,başka yönlerde şeyler düşünmek için,hiç olmazsa kafamı kendimle ilgili yormuş olacaktım,günlük stressten uzaklaşmak için...
Lakin ben arkadaşım gibi şanslı değilim ne yazık ki :(  hiç öyle abartılacak paralar kazanmadım.
Birkaç ay ara verdim,bugünlerde yine başladım.Bakalım hayırlısı.
Siz oynuyor musunuz ? Tüyo verecek arkadaşlar var mı aranızda ?

Çok güzel geçsin hafta sonunuz.Mutlaka bir saatinizi kendinize ayırın.
Dışarı çıkıp tek başınıza bile olsa yürüyüş yapın,kulağınızda bir müzik mutlaka olsun tabi.
Hatta hayal kurun,beyninizdeki kötü düşünceleri kovmak için bir alternatif olabilir bu.
Bu arada hafta sonu için kupon yaptım,dua edin de tutsun emi :)

Sevgilerimle

Minik

19 Ağustos 2014 Salı

Kumla Tatilim...


Herkese merhaba,

Üzüntülü günlerden sonra tatil fotolarımla hayata devam edeyim dedim.
Bayram arefesinden bir önceki akşam iftarı otobüs beklerken ayak üstü yaptık.Otobüste de verilen ikramlarla da telafi ettik bir şekilde.Yolculuğumuz sırasında şoför trafikten etkilenmemek için aklı sıra kestirme yol aradı,ama kaybolduk :) millet sinirlendi,bana da gülme krizi geldi.Yolda bir adam,oraları iyi biliyormuş "takılın peşime,götüreyim sizi" dedi,şoför de adamı takip etti.Sonunda ana yola çıktık,ama yarım saatimiz boşa gitti.
Neyse gece 01:00 sıraları Gemlik'e geldik.Oradan taksi ile ver elini Küçük Kumla.
Sahur yemeğimizi yedikten sonra hemen uyuduk.Ertesi gün sabah balkondan baktığımda millet denizdeydi,içim gitti.Kendi kendime "yarın siz görürsünüz" dedim :)
O akşam son iftarı yaptık,sonra yediklerimizi yakmak için yürüyüşe çıktık.Ertesi sabah kendimi denize atmak için 07:00 de uyanmışım,kendi öz irademle :)


köpek kardeşi uyandırmadan yanından usulca yürüyerek dupduru denize bıraktım kendimi.
İnsan yeniden doğmuş gibi oluyor denizin içinde,çok severim kendisini çocukluğumdan beri :)
Yarım saat kadar yüzdükten sonra kahvaltı edip dinlendim.Çok sıcaktı hava,nem vardı.Önceki seneler hiç bu kadar bunalmamıştık.Resmen piştik yani.Bayramda çok kalabalıktı her yer.Yol kenarlarında arabalarının arkasında çadır kurmuş gibi yerleşen ve hatta evden koltuk takımı getirip oturanlar bile vardı.
Sabahları erken saatlerde annemle birlikte yürüyüş yaptık.Sağlıklı yaşıyordum orada yani.
Yürüyüş,yüzme vs :)

Yürüyüş yaptığım yerlerden kareler :

Büyük Kumla Parkı 


  Büyük Kumla Köprüsü üzerinden yeşilliklerle buluşma

İşte kısaca böyle sade ve dinlendirici bir tatildi.En azından şehir karmaşasından ve bazı sorunlardan uzak olmak çok iyi geldi.Daha güzel günler sizlerin olsun dileğimle.

Sevgilerimle

Minik