21 Kasım 2014 Cuma

"Küçük" deyip geçmeyin,hele bi bakın :)

KÜÇÜK DEYİP GEÇMEDEN ÖNCE...
-Küçük bir beden, çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş.
-Ufak balıklar daha lezzetli olurmuş.
-Ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artarmış, büyük odunlar alevi söndürebilirmiş .
-Her küçük şey mutlaka bir işe yararmış....
-Sağanak dediğimiz, küçük damlalardan ibaretmiş.
-Ufacık bir yağmur,kocaman bir toz bulutunu yok edebilirmiş.
-Muazzam bir aydınlık, küçük bir delikten görünebilirmiş.
-Küçük bir saman çöpü, rüzgarın yönünü gösterebilirmiş .
-Bütün bir hasat,bir kıvılcım yüzünden elden gidebilirmiş. .
-Büyük bir geminin batmasına, küçük bir delik yetermiş.
-Çok veren malından, az veren canından verirmiş.
-Yükte hafif olmak, pahada ağır olmaya engel değilmiş.
-Deve büyükmüş ama ot yermiş, şahin küçükmüş ama et yermiş.
-İnsan küçük bir adama iyiliği dokunduğu zaman cömertliği öğrenebilirmiş. Büyük adama iyilik ederse öğreneceği şey, ızdırap olurmuş.
-Büyük makinaları küçük çarklar çalıştırırmış.
-Büyük adamın büyüklüğü devam ediyorsa bunun sebebi; onun küçük adamlara gösterdiği özenmiş.
-Bazen büyük bir aşkı başlatan, küçük bir gülümseme imiş.
-Büyük yazıları yazmak için küçük noktalar, virgüller gerekirmiş.
-Büyük olaylar kolay unutulsa bile, sevdiğinle geçen küçük an'lar unutulmazmış.
-Simite lezzetini veren küçük bir susam tanesi imiş.
-Ulu bir çınarın veremediği kokuyu,küçük bir papatya verebilirmiş.
-Büyük paralara alınan hediyelerin sağlamadığı mutluluğu, küçük bir bakış sağlayabilirmiş .
-Küçük sevinçleri bilmeyenler, büyük keyifler yaşayamazmış.
Öyleyse 'küçük' deyip geçmeden önce, ne kadar 'büyük' sonuçlara varabileceğini düşünelim.
Küçük bir damlayı, bir gülümsemeyi, noktayı, virgülü, bir ağacın dibinde biten gülü, bir susam tanesini, sevgilinin sesini hafife almayalım.
Küçük dediklerimizin aslında ne kadar büyük olabileceklerini, onların yokluğunu beklemeden fark edelim.
Çünkü yanımızdayken değerini bilmediğimizi, bildiğimizde bulamayabiliriz.
Çıkınınızda; küçük bir gülümseme, bir yağmur damlası, bir papatyanın kokusu, üç noktanız, unutulmaz küçük bir anınız hep olsun.
Küçük de olsa varsın olsun. Çünkü o küçük çıkınlar nasılsa bir gün, büyük denkler olacaktır.
Yeter ki, sabretmeyi ve biriktirmeyi bilelim küçük küçük...


(alıntı)

bu güzel bilgilerde sonra birçoğunuzun bildiği bir kitap geldi aklıma



gerçekten okunması gereken bir kitap.

Efendim,bu aralar ben yeni bir işe alışma devresindeyim.Dua edin bana da başarayım emi ?

Hepinize hayırlı Cuma'lar diliyorum,size mutluluk getirecek dualarınız kabul olsun inşallahhh

Sevgilerimle

Minik

14 Kasım 2014 Cuma

Hayat Bir Oyunsa İşte Kuralları kitabından güzel tavsiyeler (Cherie Carter Scott)






Yaşam Kuralları
Doğarken Dünyaya bir kullanım kılavuzu ile gelmediniz; Bu kurallar yaşamınızı daha iyi kılmak içindir.
1. Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır.;
2. Dersler öğreneceksiniz. "Yeryüzünde Yaşam" isimli tam zamanlı gayrı resmi bir okula kaydoluyorsunuz. Her kişi veya her olay birer Evrensel Öğretmen'dir.
3. Hatalar yoktur yalnızca dersler vardır. Büyümek bir deneyim sürecidir. "Başarı" kadar "yenilgiler" de bu sürecin bir parçasıdır.
4. Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir. Bu ders ta ki siz öğrenene kadar size çeşitli biçimlerde anlatılır ancak ondan sonra bir sonraki derse geçebilirsiniz.
5. Eğer kolay dersleri öğrenemezseniz bu dersler giderek zorlaşırlar. Dışsal sorunlar içsel durumunuzun kesin bir yansımasıdır. İçsel engelleri ortadan kaldırdığınız zaman dış dünyanız değişir. Acı evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir.
6. Davranışlarınız değiştiği zaman bir dersi öğrenmiş olduğunuzu anlarsınız. Bilgelik egzersizdir. Bir şeyin bir parçası hiçbir şeyin birçoğundan daha iyidir.
7. "Bura"dan daha iyi bir "orası" yoktur. "Orası" dediğiniz yer "burası" olduğu zaman gene "bura"ya kıyasla daha iyiymiş gibi görünen bir "orası" olacaktır."
8. Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar. Diğer bir kişinin bir yönü sizin kendinizde sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir yönünüzü yansıtmadıkça onu sevmeniz ya da ondan nefret etmeniz mümkün değildir.
9. Yaşamınız size bağlıdır. Yaşam size tuvali sunar resmi siz yaparsınız. Yaşamınıza sahip çıkın -- yoksa başkası sahip çıkacaktır.
10. Daima ne isterseniz onu alırsınız. Bilinçaltınız kendinize çektiğiniz enerjileri deneyimleri ve insanları doğrulukla belirler dolayısıyla ne istediğinizi bilmenin en güvenilir yolu neye sahip olduğunuzu görebilmektir. Kurbanlar yoktur yalnızca öğrenciler vardır.
11. Doğru ya da yanlış yoktur ama sonuçlar vardır. Yargılamalar yalnızca davranış kalıplarını korumak içindir. Yalnızca yapabildiğinizin en iyisini yapın.
12. Cevaplar kendi içinizdedir. Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır; bizler ise olgunlaştıkça "Ruhun Yasaları"nın yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden çok daha fazladır. Yapmanız gereken yegâne şey bakmak dinlemek ve güvenmektir.
13. Tüm bunları unutacaksınız.
14. Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz.
Cherie Carter Scott'un " Hayat Bir Oyunsa İşte Kuralları isimli kitabından alınmıştır.

8 Kasım 2014 Cumartesi

Aşkın Ömrü Üç Yıldır (L'Amour Dure Trois Ans)


 
Merhaba arkadaşlar,

Ben şu sıralar film kolik olma yolunda ilerlemeye çalışıyorum gibi gibiyim.
Ama iyi geliyor film izlemek,hele de romantik komedi tarzıysa değmeyin keyfime :)
Aaaaah şu duygusallığım aahhhh...

Gelelim izleme listemdeki sıradaki filme;Aşkın Ömrü Üç Yıldır


Konusu şöyle:Marc’i edebiyat eleştirmenliği yaparak hayatını kazanan yakışıklı, genç
ama karısının gözünde 'işe yaramaz' bir adamdır. İşinde daha başarılı bir yazar için
terk edildikten sonra Marc, bir süre bunalıma girer ve kadın-erkek ilişkileri ve de
aşkın kısa soluklu olması üzerine bir kitap yazar. Bu arada bir düğünde kuzeninin
eşi olan Alice ile tanışır.Alice çekici olduğu kadar ulaşılmaz bir hatundur.
Marc ısrarından vazgeçmez ve bir şekilde Alice'i baştan çıkartır fakat bu sırada
Alice "aşkın en fazla 3 yıl süreceği" iddiasındaki kitapla karşılaşır.
Yazar Frederic Beigbeder’in, aynı adlı çok satan kitabından yine yazar tarafından
senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarılan filmin baş rollerini Gaspard Proust ve
Louise Bourgoin paylaşıyor.

Filmde en hoşuma giden şey William Shakespeare 'nin 116.sonesi oldu.

mutlu birleşmesine hiçbir engel yok bence
gerçekten sevenlerin. sevgi demem sevgiye
bir döneklik yaparsa bir değişme görünce,
başka yola saparsa sevgili saptı diye:
hayır, sevgi besbelli sağlam bir nirengidir,
boraları gözler de sallanmaz, göğüs gerer,
gemilere yön veren yıldızların dengidir,
değeri bilinmeden başı ta göğe erer.
zamanın soytarısı değildir sevgi asla,
gül yüzlüler göçse de orağına düşerek
o değişmez kısacık günlerle haftalarla,
direnir ve kanatlanır mahşerin ucuna dek.

yanılıyorsam bunda ve çıkarsa yanlışım,
ne hiç kimse sevmiştir, ne ben şiir yazmışım.
 
 
Bir de,filmin başlangıcında,çok sevdiğim Charles Bukowski'nin görüntüsü ve düşündürücü şu sözleri güzeldi.
Aşkı tanımlar mısınız? Bukowski: aşk? gün doğmadan uyandığınızda bir sis görürsünüz ya!
kısa bir süre orada durur, sonra birden yok olur gider.
Ciddi misiniz?
Bukowski: kesinlikle!
Yok olur gider mi dediniz?
 Bukowski: evet. hem de çok hızlı bir şekilde.. aşk, gerçekliğin ilk ışıklarında
yok olacak olan bir sistir.
 
Ayrıca bazı replikler de ilgimi çekmedi değil,mesela "Aşk, problemi olmayan insanların problemidir. Herkes aşkın ne olduğunu bildiğini sanır ama hepimizin bildiği gibi aşk bir gizem.
 
Yani bence güzel bir film,hoş ve eğlenceli :)
 
Hepinize iyi seyirler diliyorum
 
Sevgiler

4 Kasım 2014 Salı

Kedilerden öğrendiğimiz 17 hayat dersi


Kedilerden öğrendiğimiz 17 hayat dersi

1- Yaşadığın anın keyfini çıkaracaksın.
2- Oyun fırsatlarını kaçırmayacaksın.
3- Doyduğun kadar yiyeceksin.
4- Birisi sana iyilik yaptı diye sahibin olmayacak.
5- Yine de kıymet bileceksin.
6- Tehlikeli bulduğun şeye yaklaşmayacaksın.
7- Meraklı olacaksın ama tedbiri elden bırakmayacaksın.
8- Temizliğine ve bakımına özen göstereceksin
9- Sık sık gerineceksin.
10- İstediğini elde edene kadar ısrar edeceksin.
11- Özgürlüğünü kimseye kaptırmayacaksın.
12- Kafana koyduğunu yapacaksın.
13- Kendi isteklerini küçümsemeyeceksin.
14- Güzel bir masaja hayır demeyeceksin.
15- Numara yapmayacaksın.
16- Yaşadığın yeri sahipleneceksin.
17- Her zaman dingin ve huzurlu bir anı yakalamaya çalışacaksın ve en önemlisi kendini beğeneceksin.


Ne kadar doğru di mi ? Keşke hepsini uygulayabilsek...

2 Kasım 2014 Pazar

İzledim - Aşk ve Gurur


Merhaba,
Bu aralar izleyemediğim filmlere yöneldim.Dün akşam da bir film izledim.
Aşk ve Gurur ... Çok beğenerek izledim.
 
  
Konusu şöyle :18.yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu
İngiltere'de beş kız kardeş olan Bennet'lar - Elizabeth veya
Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty, annelerinin iyi bir
koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir.
Fakat, neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan
babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için
çabalamaktadır.Zengin damat adayı Bay Bingley'nin yandaki malikaneye
taşınmasıyla Bennet ailesini bir telaş sarar. Bu genç ve soylu delikanlının
seçkin Londra çevresi ile askerlerden oluşan arkadaş grubu göz önüne
alındığında, Bennet kardeşler için uygun bir eş bulmak zor olmayacaktır.
Sakin ve güzel olan en büyük kız kardeş Jane, Bay Bingley'nin kalbini kazanmak
üzere harekete geçer. Lizzie'nin ise yakışıklı -ancak sonradan anlayacağı üzere
ukala- Bay Darcy ile tanışmasından sonra karşı cinslerin savaşı başlar.
Bu çiftler, pek sık karşılaşıp bir araya gelmelerine rağmen sonuçlar cesaret verici
olmaktan uzaktır. Lizzie, kuzeni Bay Collins'in evlilik teklifine hiç de sıcak
bakmaz ve babası tarafından desteklense de annesi ile Bay Collins tarafından
şaşkınlıkla karşılanan red kararını verir. Günün birinde Bay Bingley, ardında
kalbi kırık Jane'i bırakarak, aniden Londra'ya hareket ettiğinde Elizabeth,
ablasını çok üzen bu karardan Bay Darcy'i sorumlu tutar. Ne var ki, kısa bir
süre sonra, kardeşleri Lydia'nın sebep olduğu bir aile skandalı, Elizabeth'in
gözlerinin açılmasına ve Darcy'nin gerçek yüzünü görmesine neden olur.
Birbirini takip eden bu duygu fırtınalarından Bennet'lar da dahil olmak üzere
herkes nasibini alır ve herkes hayatta neyin gerçekten önemli olduğu sorusunu
kendine sormaya başlar. Mutlu sonla bitiyor,şimdiden söyleyeyim,önemle
izlenmesini tavsiye ederim izlememiş olanlar için :)
 
Sevgiler
 

Ben yaptım,ben yaptım :)

 
Mutlu Pazarlar hepinize :)
Dün akşam benim açımdan güzel bir cumartesi akşamıydı.Boş vakit bulunca hemen elime yün ipliğimi ve tığımı aldım,fotoda görmüş olduğunuz parmaksız pembiş eldiveni yaptım.Bir şey üretebilmiş olmanın verdiği mutluluğu yaşadım.İnsanın mutluluğu bazen kendi ellerinde olabiliyor.Siz harekete geçince o da size gülümsüyor :)
Bakalım eldivenimi beğenecek misiniz ?
 
 
Güzel bir pazar ve akabinde gelecek güzel bir hafta diliyorum :) 

 
 
 

1 Kasım 2014 Cumartesi

Çok Güzeldi - İzledim,Ağladım (The Notebook)

The Notebook


Hepinize Merhaba,
Dün gece en sonunda kendime zaman ayırıp The Notebook filmini izleyebildim.
Çok duygulandım filmin sonunda da tahmin edersiniz ki ağladım...
Aşkın böylesi anca filmlerde oluyor sanırım,günümüzde yok böyle aşklar,varsa da
binde bir ihtimal.
Hep,yaşamak istediğim,ama bir türlü yaşayamadığım bir aşk hikayesi.
Çoğunuz izlemiştir bu filmi mutlaka,ama tekrar tekrar izlenmesi gereken bir
film bence.

Konusuna gelecek olursak ; Yaşlılar için yapılmış bir bakımevinde yaşayan ve çevresindekiler tarafından
'Duke' diye çağırılan ihtiyar adam sararmış
defterinde yazılı olan bir aşk hikayesini okumaya başlar.
Hikaye 1940 yılında başlar. Güney Carolina'da yer alan Seabrook Adası'na
Allie Hamilton isimli 17 yaşında bir genç kız gelir. Ailesiyle birlikte tatile gelen Allie,
burada yaşayan Noah isimli bir gençle yakınlaşmaya başlar.
Aralarındaki sınıfsal ve ekonomik farklılıklara rağmen birbirlerine
duydukları hissi engellemez, doyasıya yaşamaya
başlarlar. Ancak onları bekleyen ayrılık 2. Dünya Savaşı'nın kızışmasıyla
birlikte gelmek üzeredir.
Ryan Gosling ve Rachel McAdams gibi son dönemin yetenekli
oyuncularını başrolünde izlediğimiz film savaş ve dramı bir araya getiren filmlerden.

Filmin sonunda iki aşık ölürken bile aynı yatakta el ele yan yanaydılar :(
Allah herkese böyle bir sevgi nasip etsin dileğimle mutlu bir hafta sonu
diliyorum hepinize.

Sevgilerimle

Minik

27 Ekim 2014 Pazartesi

Dart Ödülleri( Premio Dardos ) Sahiplerini Buluyor

Dart Ödülleri( Premio Dardos ) Sahiplerini Buluyor
    Sevgili blogger arkadaşım (artık arkadaşım oldu) jaleceanne beni eklemiş.Kendisine çok teşekkür ediyorum.


Dart Ödülleri( Premio Dardos ) etkinliği varmış.Bu ödül,bir blog keşif etkinliğiymiş.
Yani tanışma kaynaşma etkinliği imiş :)
Bazı kuralları var tabi.Şöyle ki :Pek çok yabancı blogta da bu ödül alış verişi varmış.
Benim de katılmama vesile olan arkadaşıma tekrar teşekkür ediyorum.
Öncelikle şartlar şu şekilde:

1- Sizi ödüllendiren blogun linkini paylaşmak
2- Ödülün fotoğrafını paylaşmak
3- Uygun bulduğunuz 15 bloga  bu ödülü vermek

 
İşte benim listem
 

24 Ekim 2014 Cuma

Aşka Yeniden İnanmak...




Aklı karmaşıktı...
Yüreğinde bitmeye az kalmış,kırıntıları yaşayan çok şey vardı.
hatta tamamen sıyrılmak istiyordu her şeyden.

Bir akşam üzeriydi.Ailesiyle birlikte kısa bir tatile çıkıyordu.Biraz olsun

bulunduğu şehirden uzaklaşacaktı çok şükür.Saçlarını boyayıp taramış,şekil vermişti.
Sonra aynanın karşısına geçip bir güzel makyajını yapıp,takıp takıştırıp evden çıktı.
On dakika kadar yürüdükten sonra servise binip otogara geldiler.
O insan topluluğunda otobüsü beklerken nefesi kesildi gibi oldu bir an.
Neyse ki çok zaman geçmeden otobüs geldi.
Genç bayan otobüse binerken,otobüs şoförüyle bir an göz göze geldi.
Genç bayan hemen yukarı çıkıp otobüsteki iki numaralı
koltukta yerini aldı.Otobüs hareket etti.Genç bayan kendi halinde dışarıyı izlerken,
bir an şoförün yaptığı espiriyle yanında oturan kız kardeşinin gülmesiyle kendine geldi.
Yolculuğun güzel geçeceğini düşündü o an.
Otobüsün cd sinde güzel parçalar vardı,sanırım özel hazırlanmıştı , yol şarkıları...

Bir ara aynadan genç bayanla şoförün gözleri buluştu,genç bayan utancından 

kaçırdı gözlerini.İlerleyen dakikalarda durum tekrarlandı.Ne olduğunu anlayamadı 
genç bayan,alışkın değildi böyle durumlara...
Şoför bu arada espiri üstüne espiri yaparak ortamı neşelendiriyordu.
Feribota geldiler çabucak.Feribottan içeri girdiklerinde dışarıda zenci 
bir adam gördüler.Pascal Nouma'ya çok benziyordu,hatta şoför 
"aaa bakın Pascal Nouma da buradaymış" diye şakalaştı muavinle :) 

Genç bayan ve ailesi üst kata çıktılar,dışarıda çay içerlerken malüm şoför 

yanlarından gülümseyerek geçip cafeye girdi.Kızcağızın yüzü kızardı o an,
liseli aşıklar gibi.
Gemi kıyıya yaklaşırken herkes otobüste yerini aldı ve kısa süre sonra 
yolculuğa devam ettiler.Şoförün bakışları sıklaşmıştı ve yüreği boşlukta 
olan genç bayan da bakışlarını ayıramaz hale gelmişti.Şoförün yüzüne bakarken 
hem utanıyor hem de içindeki bazı şeylerin iyice tükenir hale geldiğini düşünüyordu.
Hoşlanmak neydi ? Aşık olmak neydi ?
Ama bu halin bir sonu yoktu,otobüsten inince bitecekti bu rüya :(

Anlamlı şarkılar ve duygusal ve saf bakışmalar eşliğinde çok güzel bir yolculuk

olmuştu.Ve işte o an... Genç bayan ve ailesi inecekleri yere gelmişlerdi.
Şoför genç bayana üzgün,buruk bir tavırla bakıp,herkesten önce otobüsten indi,
hem de o  durakta hiçbir şoför inmezdi,muavin yolculara valizini teslim eder,yola 
devam edilirdi.Şoför hemen bir sigara yakıp genç kıza üzgün üzgün bakıyordu.
Kızın babası yolculuktan memnun kaldığını belirtmek için teşekkür etti,kızcağız utancından
çok istediği halde birşey diyemedi,dondu kaldı o an.

Kızın ailesi taksi durağına doğru yürürken,kız arkada yavaş adımlarla ilerliyordu.

Bir an arkasına baktı,o buruk gözlerle çarpıştı yine.Biraz daha ilerleyip son kez 
arkasını dönüp yine baktı.Otobüste yolcular onu bekliyor ama o gözler kızı izliyordu.
Kız taksiye bindi ve son bir kez dokunsalar ağlayacak halde baktığında
şöför otobüse biniyordu.Kızın annesi yolculuk başından beri durumu farketmiş,
sesini çıkarmamıştı.Lakin iki buçuk saat süren öylesine yaşanmış birşeydi diye 
oldukça duygulanmış kızı teselli etmeye çalışıyordu.

Allah bazen karmaşık haldeyken insanın karşısına düşünceleri netleşsin diye

birini çıkarır,o birisi düşünceleri gerçekten netleştirirmiş.
Genç bayan da bunu yaşamıştı.Yüreğinde isteyip de bitiremediği hisler için
bir işaretti o adam.

O akşamdan sonra bir daha O'na ulaşamadı genç bayan,ama adam onun 

yüreğine çoktan ulaşmıştı ve yeniden aşkın güzelliğine inandırmıştı.
Kim bilir,dünya küçük,belki bir yerde yine karşılaşırlar,eeee kader...


Minik

    



17 Ekim 2014 Cuma

Bir Umudunuz Mutlaka Olsun (Live is Life)

Merhaba arkadaşlar,

Birkaç gün yoğundum ki hala öyle,çalışma hayatım açısından.
Bir hafta daha böyle devam edecek,
sonra güzel bir değişiklik haberi ile döneceğim.
Her şey yoluna girince sizinle de paylaşacağım tabi ki :)

Bir umudunuz olsun yüreğinizde,
ne zaman gün yüzüne çıkacağı belli olmaz.
Allah en kötü zamanlarda yolluyor bir kurtarıcı gerçekten.
Bunu bir kez daha yaşadım.

Yüreğinize tohum misali bir umut ekin,onu arada bir sulayın toprağını canlı tutun.
Hiç ummadığınız anda size " ceeeee" diyebilir :)
O umut gerçekleşene kadar da kendinize iyi bakın,kendinizi mutlu edecek şeyler yaptığınızda o tohum daha fazla güçleniyor çünkü.
Size olumsuzluk veren unsurları hayatınızdan atınca "aslında hayat güzelmiş" 
diyebiliyorsunuz.    

"Umut tohumunuz size çok güzel bir çiçek versin" diyerek
şimdiden çok güzel bir hafta sonu diliyorum.

Sevgilerimle




9 Ekim 2014 Perşembe

Kurban Bayramı Tatilime İmza Atan Şarkı - Model Antidepresan Gülümsemesi JoyTurk Akustik

Hepinize Merhaba
Bir Kurban Bayramını daha geride bıraktık.
Umarım hepinizin bayramı güzel geçmiştir.

Ben iki günlüğüne şehir dışı ; yine Gemlik - Kumla kaçamağı yaptım.
İmkan bulmuşken faydalanayım istedim.
Ve tatilime başlarken otobüsün hoparlöründen beynime kazınan
bu şarkı tatilime imzasını atmış oldu.
Sebebini kafamı toplayabilirsem hikaye tarzı anlatırım
ilerleyen günlerde,şimdilik bu şarkıyla yetinelim

Aşkın ne zaman nereden geleceği,ne kadar süreceği belli olmuyor,
ama siz onu yakalamışmış gibi hissetseniz bile anı yaşamanıza imkan verin
Hayat yaşadığımız mutlu anlarla değer kazanıyor

dedikten sonra şarkımıza buyurun :)

Sevgiler







3 Ekim 2014 Cuma

Kurban Bayramınız Mübarek Olsun...



Merhaba,
Bir kurban bayramı daha hayırlısıyla geldi çattı.
Hepinize sevdiklerinizle birlikte,mutluluk dolu bir bayram diliyorum.
Gezin,eğlenin,canınız ne istiyorsa şu dört güne sığdırın.
Çalışanlar için;başka uzun tatilimiz kalmadı çünküm :)
Kendinize çok iyi bakmayı da ihmal etmeyin.
Hepimizin kurban bayramı mübarek olsun şimdiden.
Kucak dolusu sevgiler


Minik 


29 Eylül 2014 Pazartesi

Gülay Cansever'in Bebeği Doğmuş :)



Merhaba Arkadaşlar

Çok sevgili sırdaşım,can-ciğer arkadaşım Gülay Cansever 'in bebişi dünyaya gelmiş.
Az evvel aradım,ablası çıktı."Bebek de Gülay da çok iyi" dedi.
Çok sevindim yaaaa.Allah analı babalı büyütsün Berfin kızımızı,bahtını açık,
anne babasına hayırlı evlat eylesin inşallahhh.
Darısı olmayanların başına... :)

Sevgilerimle

Minik


26 Eylül 2014 Cuma

Kitaro ile gelen huzur :)

Merhaba,

Bazen yalnız kalmak isteriz.Bir kahve yapıp,pencere önüne çekilip içmek,
hele bir de yağmur sesi eşlik etse de yüreğimizin pası bir nebze 
olsun silinse diye iç geçiririz.Bu his bende son zamanlarda 
oldukça revaçta :)
Yağmur sesi ruha çok iyi geliyor.Bir de Kitaro'yu seviyorum.
İç huzur için birebir gibi gelir bana.
Bugünlerde geceleri Full Moon Story
dinleyip uykuya öylece dalıyorum,tavsiye ederim :)

 

Hepinize huzurlu günler diliyorum

20 Eylül 2014 Cumartesi

İyi ki varsın Nivea



Eskidendi,çok eskiden...Küçük çocuktuk.
Sokakta oynarken düşerdik,dizimiz soyulurdu,
tahriş olurdu.
Annem hemen o bölgeyi oksijenli su ile temizleyip
Nivea sürerdi.Ertesi güne ne acı kalırdı,ne de tahriş.Yumuşacık olurdu...
İnsan belli yaşlara gelince,keşke o günlerdeki gibi olsa yaralarımız,Nivea sürünce geçse diyor gibi ruh
hali alıyor zaman zaman.
Yıllardır kullanırım.Metal,güvenilir kutuda olandan.
Hatta minik boyda olanları vardır,çantamda saklarım,çocukluktan kalma alışkanlık :)
Kışın gece yatmadan önce yüzümü temizledikten sonra,yüzüme ve ellerime sürer yatarım.
Sabah kalktığımda yumuşacık olur.Soğuğa karşı önlem almamı sağlıyor.İyi ki varsın Nivea  :)

Hepinize yumoş yumoş bir pazar günü diliyorum

Sevgilerimle

Minik

Mutlu hafta

18 Eylül 2014 Perşembe

Pembe Çiçek



Ağlıyordum...
Dertlerin birikip,yine bardağın taştığı anlardan biriydi
Tek başıma loş sokakta yürürken bir çiçeğe gözüm ilişti
Koparıp aldım elime,üzüntüme eşlik etsin diye
Ona derdimi anlattım ,belki beni avutur ümidiyle
Çok açık pembeydi rengi,sevimliydi,imrenilesiydi
Ben anlattıkça o hep sustu,en yakın dostum misali
Yaka süsü gibi iliştirdim onu göğsüme,
Ona değer verdiğimi anlasın diye
Bütün gün durdu orada sessizce
Şimdi en sevdiğim kitabın arasında muhafaza ediyorum
Bana bir süreliğine de olsa mutluluk vermesinin ödülü olarak 
Yıllarca gözümde değerli kalsın diye

Minik